SHOW MAGAZİN Magazinin doğru adresi SHOW MAGAZİN... Bizi izlemeye devam edin... SHOW MAGAZİN ... Sadece gerçek haber, doğru haber, bomba haber... SHOW MAGAZİN
OCAK AYINDA YAYINA GİRMESİ BEKLENEN REİS BEDEL DİZİSİNİ KİMLER ENGELLİYOR?... ALİ AĞAOĞLU GÜLBEN’E ŞOK…... “DİZİ BİTTİ, BIYIKLAR GİTTİ!”… ADANALI” DİZİSİNİN SONA ERMESİYLE POS BIYIKLARINI KESEN OKTAY KAYNARCA İŞTE BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ!... ARZUM ONAN, OĞLU CAN’IN İSMİNİ ŞAHDAMARININ ÜZERİNE YAZDIRDI!... MEGASTAR “KARNIYARIK VE PİLAV” USTASI ÇIKTI!... İSVEÇLİ GÜZELLE BANYOYA GİREN TARKAN’IN, AÇIKLAMALARI VE OLAY FOTOĞRAFLARI...6 YILDIR NE ERMENİLİĞİMİZ KALDI, NE ANAMIZ, BACIMIZ… Rock müziğinin sevilen isimlerinden Hayko Cepkin’in 29 Ekim’de İzmir Bornova’da konser verdiği Noxx isimli mekanda seyircilerden birini yumrukladığı ve küfür ettiği ortaya çıktı... TUBA, BEREN’İN ESKİ SEVGİLİSİYLE BİRLİKTE... ‘ŞAHANE’ ARZU BİR SÜRE DİNLENECEK!... REİS BEDEL SHOW TV İLE ATV ARASINDA GİDİP GELİYOR... BEHZAT Ç.’YE TRİBÜN DESTEĞİ... ÜNİVERSİTELİ AŞKI ACUN ILICALI’NIN EVLİLİĞİNİ BİTİRDİ!.. ZEYNEP ILICALI, KENDİSİNİ ALDATTIĞINI İDDİA ETTİĞİ EŞİ ACUN ILICALI’YA “BOŞANMA” DAVASI AÇTI, SERVETİNİN DE YARISINI İSTİYOR!... KAYACI’DAN ÇETEYE: BABAMI AKIL HASTANESİNE YATIRIN... ŞENER ŞEN İNTERNET TUTKUNU ÇIKTI... KÜÇÜK SIRLAR'DA KARAVAN KRİZİ!... YAPIMCI ALİ GÜNDOĞDU’DAN “TÜRK MALI”NDAN AYRILAN BİNNUR KAYA AÇIKLAMASI!... VE YENİ “ABİYE” İÇİN KİMİ DÜŞÜNÜYOR?...

ATV'YE BİR HIRSIZLIK DAVASI DAHA GELİYOR!

ATV'de bir çalıntı dizi bombası daha patlıyor..!

Most Yapım ve yazar Dürsaliye Şahan arasındaki Üç yıldır süren ‘Sıla’ dizisinin çalıntı davası hala sonuçlanmamışken Most yapım başka bir projeyle de davalık olmayı başardı. Bir yılı aşkın bir süredir gündemde geldi geliyor haberleriyle büyük bir kitle oluşturan Reis Bedel dizinin adını ve senaryosunu oyuncu Mehmet Akif Alakurt ve Most yapımın çalarak Atv ile anlaştıkları dedikoduları dolaşıyordu.


Bu soruyu ünlü televizyoncu ve köşe yazarı Mesut Yar Posta gazetesindeki köşesine taşıdı “ hangisi gerçek reis” diye sorunca Most’tan yanıt gelmişti.

- Bir yıldır bu projeyi ATV ile görüşüyor ve üzerinde çalışıyoruz, Reis Bedel dizisiyle hiçbir alakamız yok. Demişlerdi.


Fakat işin aslının öyle olmadığı ve bir hayli karışık olduğu da apaçık ortaya çıktı. Bir aydır Atv ve Most yapımın resmi sayfalarında dizinin kısa öykünde reis karakterinin adı Ömer diye yazılırken birkaç gün önce değiştirildi ve adı Murat oluverdi. Daha teaserı dönerken oyuncu isminin değiştirilmesi kafaları karıştırınca biraz araştırma yaptık ve işin diğer ucundaki Reis Bedel tarafının açıklamalarına ulaştık.


Reisbedel.com sitesinde dizinin senaristi Soner Gümeci Atv’nin sahibi Ahmet Çalık’a bir mektup yazmış ve bu yazdığı mektupta inanılmaz belgelerle açıklamalarda bulunmuştu. Şimdi size sitedeki o uzun mektubu yazmak yerine şu kısacık soruyu tekrarlayacağım… Bir yıldır Most yapım Atv ile dizi ve senaryo çalışıyorsa neden hala ortada bir senaryo yok, hatta öyküdeki oyuncunun ismi bile daha bir iki gün önceye kadar sabit değildi?


İşte bu ilginç gelişme Reis Bedel’in senaristi Soner Gümeci’nin adımı ve senaryomu çaldılar isyanında haklı mı acaba sorusunu getiriyor akıllara. Tabi ki gerçekleri hukuk çözecek ama yinede İsterseniz reisbedel.com sitesindeki açıklamaları okuyup yorumu siz yapın.

KAYNAK: http://www.yaziyoor.com/Haber.aspx?id=61756

reis bedel dizi teaser

ALİ AĞAOĞLU GÜLBEN’E ŞOK…

FLAŞ!.. “ÇOCUKLAR GÜLSÜN” KAMPANYASINI, “KENDİ REKLAM” KAMPANYASI HALİNE ÇEVİREN GÜLBEN ERGEN, ALİ AĞAOĞLU’NDAN “DARBE” YEDİ!.. ALİ AĞAOĞLU KONUSUNU DA TWITTER DA “REKLAMA” ÇEVİREN GÜLBEN ERGEN, ALİ AĞAOĞLU’NDAN SERT BİR TEKPİ GÖRDÜ VE “YARDIMIN REKLAMI OLMAZ” DİYEN AĞAOĞLU, “YARDIM” YAPMAKTAN VAZGEÇTİ!.. GÜLBEN ERGEN’İN REKLAM MERAKI YÜZÜNDEN OLAN ÇOCUKLARA OLDU VE ÇOCUKLAR 150 BİN TL’LİK BİR YARDIMDAN OLDU. DAHA ÖNCE DE YAZDIK, GÜLBEN ERGEN, İŞİNE GÜCÜNE BAKMALI, TÜM BU YARDIM KAMPANYALARINDA DA OLMALI AMA ASLA KENDİ REKLAMI HALİNE ÇEVİRMEMELİ DİYE… ŞU ANDA TV’DE, MÜZİKTE, SAHNEDE BİR ŞEY YAPMIYOR DİYE BU KAMPANYAYI KENDİ “PIAR”INA ÇEVİRMEMELİ!... İŞTE POSTA GAZETESİNİN BUGÜN 1’NCİ SAYFASINDAN VERDİĞİ HABER!

 Gülben Ergen, işadamı Ali Ağaoğlu'ndan öncülüğünü yaptığı "Çocuklar Gülsün Diye" kampanyası için maddi destek istedi. Ağaoğlu da 150 bin TL vereceğini ancak yaptığı bu yardımın duyulmamasını Ergen'den rica etti. Posta gazetesinin haberine göre; Gülben Ergen, ricaya rağmen twitter'da bu yardımı duyurdu. Sinirlenip parayı vermekten vazgeçen Ali Ağaoğlu, "Yardımın reklamı olmaz. Bu benim aile görgüme aykırı" dedi.

“DİZİ BİTTİ, BIYIKLAR GİTTİ!”… ADANALI” DİZİSİNİN SONA ERMESİYLE POS BIYIKLARINI KESEN OKTAY KAYNARCA İŞTE BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ!



Kaynarca önceki gün yakın arkadaşı Aylin ile Bebek'te bir kafede görüştü. Kaynarca'ya, “Hoşgeldin eski dostum, işte benim özlediğim Oktay bu" diyen Aylin, "Kaynarca'yı bu haliyle daha çok seviyorum. En az 10 yıl daha gençleşmiş” demekten kendini alamadı.

ARZUM ONAN, OĞLU CAN’IN İSMİNİ ŞAHDAMARININ ÜZERİNE YAZDIRDI!

Son yıllarda pek çok ankette Türk erkeğinin idealindeki eş tipi çıkan, eski Türkiye Güzeli Arzum Onan, oğlu Can’ın ismini boynuna dövme yaptırdı. Milliyet'in haberine göre Onan, ünlü Hollywood yıldızı Angelina Jolie gibi oğlunun adını şahdamarının üzerine yazdırdı. Uzun zamandır 10 yaşındaki oğlunun adını vücuduna dövme yaptırmak isteyen Onan, Bağdat Caddesi’ndeki Cadde İnk adlı dövmecinin yolunu tuttu. Tan Yılmaz adlı dövmeci, karşısında hayranı olduğu Onan’ı görünce çok sevindi.Japon dövmesi de yaptırmıştıOnan, dövmecinin de önerisiyle oğlu Can’ın adını melek lisanındaki şekillerle boynuna yazdırdı. Dövmenin yapılışı sırasında hatıra fotoğrafı çektiren Yılmaz, daha sonra bu fotoğrafları Facebook sayfasından paylaştı. Yılmaz “Arzum Onan’la bir gün” başlıklı fotoğraf klasörünün altına “Hayatımda gördüğüm en mütevazı ünlü, muhteşem bir insan” yorumunu yaptı. Onan daha önce de sol ayak bileğine Japon dövmesi yaptırmıştı.

MEGASTAR “KARNIYARIK VE PİLAV” USTASI ÇIKTI!... İSVEÇLİ GÜZELLE BANYOYA GİREN TARKAN’IN, AÇIKLAMALARI VE OLAY FOTOĞRAFLARI



Tarkan, sessizliğini Elle dergisinin aralık sayısı için bozdu. Elle de 11 yıllık yayın tarihinde ilk kez bir erkek yıldızı kapağına taşıma kararı aldı. Bu özel fotoğraf çekimini ünlü fotoğrafçı David Burton gerçekleştirdi.

İşte Tarkan’ın İsveçli model Faye Vrethem’le gerçekleştirdiği özel çekimin perde arkası...

W İstanbul’un görkemli odasında heyecan her saniye biraz daha yükseliyor. Zirvede bir buluşma gerçekleşmek üzere. Kate Moss’dan Alessandra Ambrosio’ya, Sienna Miller’dan Sting’e pek çok yıldızı görüntüleyen ünlü İngiliz moda fotoğrafçısı David Burton, Elle’in kapak fotoğraflarını çekecek. Ve Elle Türkiye, 11 yıllık tarihinde bir ilki gerçekleştiriyor, bir erkeği kapağa taşıyor. Neden mi? Çünkü erkeğin adı Tarkan. Dergi ekibi hazır. Ve Tarkan geliyor. İnsan bir kargo pantolon, bağcıkları açık botlar ve önden fermuarlı, kapüşonlu bir sweatshirt’le nasıl bu kadar seksi görünebilir? Kapıdan adımını attığı anda ışığıyla bütün odayı aydınlatıyor.  

Megastar’ın kendisi gibi hayranları da mega. Konser salonuna girebilmek için 300 metreyi aşan kuyruklar oluşturan 50 bin insanı bir arada hayal etmek bile ürpertmeye yetiyor insanı. Binlerce kişinin aynı anda adını haykırması nasıl bir duygudur acaba? “Mükemmel” diyor
Tarkan, “Kendimi en rahat hissettiğim yer sahne desem inanır mısınız?” 

Sorun inanmakta değil, anlamakta. Nasıl bir şey yıldız olmak? Üstelik bir de Tarkan olmak? Yıldızların da kendi içlerinde bir hiyerarşisi var kuşkusuz. Gülüyor Tarkan.... “Bana göre şöhret bu hayattaki en zor sınav ve yolculuklardan biri... Yanız bir yolda, kalbinizde milyonların sevgisi ve onlara karşı duyduğunuz sorumluluk hissiyle yürümek hiç kolay şey değil” diyor.

Odada telaşlı ve neşeli bir koşuşturma var. David’in eli Tarkan’ın omuzunda, sohbet ediyorlar. Konu kadın modeller. Tarkan vahşi kadınlardan hoşlanıyor. Yüz hatları daha belirgin, çizgileri daha sert, daha güçlü...

YARAMI KAPATMAYIN
Çekim günü. İsveçli model Faye Vrethem’le çekimler için buluşuluyor. Cannes International Boat&Yacht Show’da “en iyi iç tasarım ödülü” alan Peri 29 serisi yatların en yenisi ve en hızlısı Mitsi’de başlıyor çekimler. Ve yine bir ilk : Mitsi, ilk kez Elle tarafından ve Tarkan çekimleri için kullanılıyor.

Tarkan, alt güvertedeki VIP kabinde makyörü beklerken uzandığı yatağın çarşafına, elindeki fincandan birkaç damla kahve döküyor. Ufacık bir leke oluşuyor beyaz çarşafın üstünde. Müthiş tedirgin oluyor. Küçük aksilikler kolay mutsuz edebiliyor Tarkan’ı. Hele kendisinden kaynaklanıyorsa.... İflah olmaz bir mükemmeliyetçi.

Az sonra ünlülerin makyörü Hollanda asıllı New Yorklu makyör Jerry geliyor ve Tarkan’ın saçlarını elleriyle geriye çekerek dikkatle inceliyor yüzünü. “Yaramı kapatmayın” diyor Tarkan. Yüzündeki faça çocukluğundan kalma. Dört yaşından beri o yarayla geziyor. “Hiperaktif bir çocukmuşum” diyor, “düşüp sehpanın kenarına çarpmışım.” Jerry, “Tarkan’ın yüzüne fazla müdahale edilmemeli” diyor. “Zaten çok güzel, özellikle gözleri çok etkileyici.”

Ve güvertede çekimler başlıyor. Yaşanan sadece bir dergi çekimi değil, baştan sona bir aşk hikayesi. Faye, Tarkan’ın güçlü kollarına uysal bir kedi gibi bırakıyor kendini, ona sokuluyor, gülümsüyor. Tarkan’ın kızın gözlerine bakışı buzu bile eritecek kadar yakıcı. Hele Faye kucağına yattığı zaman onun üzerine eğilişi ve sol elinin baş parmağıyla rüzgarın dağıttığı saçları kızın alnından çekişi...

Güvertede Tarkan ve Faye birlikte, kollarıyla bir direğe asılmış David Burton’ın objektifine gülümserken, birden kızın eli kurtuluyor, dengesini kaybediyor; Tarkan tutmak için kıza sarılıyor ve birlikte ağır ağır yerdeki minderin üzerine yuvarlanıyorlar. David “gorgeous” diye çığlık atıyor. Muhteşem! Kız ayağa kalkıyor, Tarkan’a doğru bir iki adım atıyor, duruyor ve dans eder gibi iki yana sallanmaya başlıyor. Gibisi fazla, resmen dans ediyor. Oysa müzik yok. “İçimden gelen müziği dindirmem lazım, biliyorum” diyor Tarkan.

Çekim sürüyor, 29 metrelik ultra lüks yat Mitsi, Dolmabahçe Koyu’nda. Koy ve saray, Tarkan’ın İstanbul imgesine çok yakın. İstanbul’un rengi mavi, Tarkan’a göre: “Benim için Boğaz ve Boğaz’ın maviliğinin yeri ayrı... Asya ve Avrupa’nın ortası Boğaz. Kültürlerin çeşitliliği, mimarinin, yemeklerin, insanların, dinlerin çeşitliliği; yalılar, yüzlerce yıllık evler... Bütün bunlara hoyratça yaklaşılması çok üzüyor beni.”
EN YARALAYICI ACI AYRILIK
İstanbul , anılarına ve kaçınılmaz olarak acılarına eşlik ediyor Tarkan’ın. “İstanbul Ağlıyor” şarkısında tam da böyle bir acısına ortak oluyor İstanbul, megastarın: Sen gideli buralardan / Yolunu gözlemekteyim / İstanbul ağlıyor / Yastayım sevgilim. Bir yıldızın ayrılık acısı çekmesi tuhaf geliyor insana. “Olur mu hiç,” diyor Tarkan “İnsanlar biz şöhretlilerin de onlardan biri olduğumuzu unutuyor. Ben özünde dün neysem, bugün de aynı kişiyim. Şöhret insanın yaşamını bir yere kadar değiştiriyor ama duygular aynı kalıyor. Duygular insanları eşitler: Herkes ağlar, acı çeker, güler, sevinir, hasret çeker...”

Bu şarkıdaki İstanbul Tarkan için mi ağlıyor sahiden? “Biten bir ilişki için desek daha iyi olur sanki... Evet, özel ilişkimde yaşadığım bir ayrılık... Hepimiz yaşıyoruz ayrılıkları ve ayrılık bence tüm acılar içinde en yaralayıcısı” diyor. Bir süre sessizce denizi seyrediyor. Sonra, “Sorsan bana, ünlü olmanın sıkıntısı nedir?’ diye, ‘İstanbul’un sokaklarını özlemek’ derdim. Herkes gibi ellerimi kollarımı sallayarak İstanbul’un sokaklarında dolaşmayı öyle özledim ki...” diyor.

Bu şöhret klasiği, az sonra Ortaköy çekimlerinde ete-kemiğe bürünüyor. Tarkan’ın meydana girmesiyle ortalık bir anda karışıyor. Cep telefonlarıyla fotoğraf çekenler, çektirenler, imza isteyenler, ona bir adım daha yaklaşabilmek için birbirlerini itenler... Tarkan kendisine yaklaşan hiç kimseyi kırmıyor, onlara sarılıyor, öpmelerine izin veriyor. “Ben kendimi kimseden ne üstün, ne de ayrıcalıklı hissettim bugüne kadar” diyor; “Hatta kimi zaman, özellikle yurtdışında şöhret olduğumu bile unutuyorum.”

Güneş kentin üzerinden yavaş yavaş çekilirken çekimlerin erotizm dozu da artıyor. Otomobilin arka koltuğunda yapılan çekimlerde İsveçli model Faye, Tarkan’a iyice sokulup, ellerini gömleğinin düğmeleri arasından içeri sokuyor. Faye, Tarkan’dan çok etkilendiğini söylüyor: “Bu kadar ünlü bir insanın böylesi alçakgönüllü oluşuna ilk kez rastlıyorum. Bana müthiş yardımcı oldu, rahatlattı. Ayrıca çok yakışıklı, çok karizmatik ve mükemmel fotoğraf veriyor.”


KARNIYARIK VE PİLAVIMI ÇOK BEĞENİRLER

Tarkan, Çırağan Kempinski’nin saraylar bölümünde, Sultan Süit’te dev pencereden boğazı seyrederek kahvaltı ediyor. Burası sarayın en ihtişamlı yaşam alanı. Sultanların aile yaşantılarını geçirdiği, onların özel anlarına tanıklık eden bölüm. “Söylemiş miydim, yemek yapmayı çok severim” diyor Tarkan birden. En çok İtalyan mutfağında başarılıymış. Özellikle çok farklı, çok özel soslar denediği makarnalarda. “Karnıyarıkla pilavımı da çok beğenirler ama...” Araştırmalar ve tecrübeler “mutfakta iyi olan erkeğin yatakta da iyi olduğunu” söylüyormuş. Bu konuda ne düşünüyor acaba? “Aaa, sahiden öyle miymiş?” diyor o kışkırtıcı, portatif gülüşüyle.
“Seni ne ele geçirir? Neye teslim olursun?”
“Yüreği sevgiyle çarpan insanlar ele geçirir. Zeka ele geçirir. Doğa ele geçirir. Orijinal, sıra dışı şeyler ele geçirir. Güzel bir melodi, bir şarkı ele geçirir. Ve tabii aşk ele geçirir.”
“Ah, aşk! Burada duralım. Aşık olmaktan korkar mısın, yoksa balıklama dalar mısın?”
“Aşk olunca bende akan sular durur. Aşkın gözü kördür sözü bana çok uyar kimi zaman... Aşık olmaktan korkmam. Tam tersine. Ben bir aşk adamıyım.”
“Aşk için komik şeyler yaptığın olur mu?”
“Olur. Aşk için her şeyi göze alırım gerekirse... Dedim ya, ben bir aşk adamıyım. Eğer insanlar aşkla yaşasa, daha fazla aşık olabilse, bu dünya daha yaşanır bir yer olurdu. Dünyayı kurtaracak olan aşktır bence.”
“Nasıl bir aşk istersin?”
“Saf, hesapsız, kitapsız bir aşk isterim. Şeffaf, samimi bir aşk. Günümüzde aşk için oynanan oyunların adına da aşk deniyor, onlar da aşktan sayılıyor ama değiller. Bence aşk çok temiz, çok hesapsız-kitapsız bir şey...”
Müthiş final yaklaşıyor. Tarkan ve Faye, Çırağan Sarayı’nda, altın kapamalı antika musluğu ve özel mermeriyle sultanlara layık banyonun ılık suyuna girmek için soyunuyorlar.
Onları yalnız bırakıyoruz...
SEVGİ SAFIYIM
Beğenmediğin özelliğin?

- Sevgi safıyım. Herkese inanıp, güvenip öyle yaşamayı seçiyorum ama bazen hayal kırıklığına uğruyorum.
Kamera karşısında çok rahat görünüyorsun. İçin de, dışardan görüldüğü kadar rahat mı?
- Hem de çok. İçimde de, dışımda da rahatım. Kamera ve objektiflerle severiz birbirimizi...
Kendi şarkılarını mırıldandığın olur mu?
- Daha çok henüz gün ışığına çıkmamış şarkılarımın melodilerini mırıldanırım. Ama albümlerimin yeni çıktığı dönemlerde, o ilk heyecanla kendi şarkılarımı mırıldandığım da olur...
Tenine sıcak bir şey mi değsin yoksa soğuk mu?
- Durumuna ve yerine göre, bazen sıcak, bazen soğuk.
Yalnız yapmaktan hoşlanmadığın şeyler?
- Hah ha, geçelim...
Gelecekte müzik dışında planlar, projeler? Yeni Hasankeyf’lerde, Allonoi’larda aktif olarak yer almayı sürdürecek misin?
- Kesinlikle. Bu ülkenin evladı olarak, ‘çevre ve doğa aktivisti’ kimliğimi, sanatçı kimliğim kadar çok önemsiyorum. Kız çocukların eğitimi konusunda çalışmalarım sürecek. Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı’yla bazı projelerde yer almayı düşünüyorum. Yetiştirme yurtlarında yaşayan çocuklarımızın yaşam koşullarını iyileştirmeye çalışan MİKADER Minik Kalplerle Elele Derneği’nin çalışmalarını önemsiyor ve destekliyorum.

6 YILDIR NE ERMENİLİĞİMİZ KALDI, NE ANAMIZ, BACIMIZ… Rock müziğinin sevilen isimlerinden Hayko Cepkin’in 29 Ekim’de İzmir Bornova’da konser verdiği Noxx isimli mekanda seyircilerden birini yumrukladığı ve küfür ettiği ortaya çıktı.

Konseri izleyen bir seyircinin cep telefonuyla çektiği görüntülerde Cepkin, şarkısını yarıda kesip seyirciye yumruk atıyor. Ardından hızını alamayan Cepkin “Onu içeri alın, gitmesin. Yukarı çıkarın onu si...ğim” diyor. Görenleri çok şaşırtan görüntülerle ilgili Milliyet’e konuşan Cepkin, olayı şöyle anlattı: 
“O görüntüleri kesip biçmişler. Kendi seyircime yumruk atacak kadar manyak mıyım? O 20’li yaşlarda bir gençti, bizim seyircimiz eğlenirken, orada kendisine protokol masası gibi bir şey kurmuş. Seyirciye ayağa kalkıp, ‘Ahkam kesip, dans etmeyin, hareket etmeyin, oynamayın’ demeye başladı. Mekanın sahibinin de tanıdığıymış. Sonra sahneye tacize başladı. El kol hareketleri, dudak okunacak tarzda şeyler. Sabrediyorsun ama bir yere kadar...
Konserin son 4 şarkısına doğru dayanamadım. Yukarı çıkarın dedim ama o lafın gelişi, güvenlik alıp dışarı çıkardı. Kimse bir şey yapmadı. Herkes her istediğini halka mal olmuş kişiye yapamaz. Etki tepki yani. 6 yıldır ne anamız kaldı, ne bacımız kaldı, ne Ermeniliğimiz ve ne ırkçılığımız kaldı. Gözümüzün içine bakarak bunu yapamaz? Yaptığı yanına kâr mı kalsaydı?” 

TUBA, BEREN’İN ESKİ SEVGİLİSİYLE BİRLİKTE.

İş hayatlarında birbirine rakip olan Tuba Büyüküstün ile Beren Saat özel hayatlarında ikinci kez pişti oldu…
Türkiye’nin en gözde iki kadını daha önce Bülent İnal ile birlikte olmuş, bu durum iki kadın arasında krize neden olmuştu. Önce Büyüküstün ile birlikte olan İnal, ilişkisi bittikten sonra Cansel Elçin’den ayrılan Saat ile aşk yaşamaya başladı. Saat, İnal’dan ayrıldıktan sonra Levent Semerci ile bir ilişkiye yelken açmıştı. Şimdi Saat’in eski sevgilisi Elçin’le “Gönülçelen”deki rol arkadaşı  Büyüküstün’ün aşk yaşadığı gündemde... Böylece Tomris Giritlioğlu’nun keşfettiği ancak yıllardır birbirleriyle hiç konuşmayan Saat ile Büyüküstün aşk konusunda yine karşı karşıya geldi.

‘ŞAHANE’ ARZU BİR SÜRE DİNLENECEK!

Adnan Hoca lakaplı Adnan Oktar ile televizyon programına başlayan ve her yayın için 3 bin TL aldığı belirtilen Arzu Yanardağ, hayranlarından tepki gördü.

 Oktar’la programa başladığını facebook sayfasından duyuran Yanardağa hayranları “Geçmişi belli olmayan biriyle program yapmanızı size hiç yakıştıramadık” yorumunu yaptı. Yanardağ’a programda “Sen şahane bir varlıksın, severim o kristal gözleri” diye hitap ettiği ortaya çıkan Oktar’ın da gelen yorumlar üzerine bir süre ünlü oyuncuyu yayına çıkarmaktan vazgeçtiği ve “Arzu sen bir süre dinlen” dediği öğrenildi.

REİS BEDEL SHOW TV İLE ATV ARASINDA GİDİP GELİYOR.

Son günlerde medyada adını sıkça duyduğumuz 2011’in en iddialı dizisi Reis Bedel, Show tv ile Atv arasında gidip geliyor… Kulislere göre Kurtlar Vadisinin tahtına oturacağına kesin gözle bakılan  Reis Bedel’i mali krizdeki Show tv son kurtuluş olarak görüyormuş. Fakat dizinin yüksek bütçesi ve diğer tekliflerin cazibesi yapımcılarla Show tv arasında soğuk rüzgarlar estiriyormuş.

“Gazetecilerin ısrarlı aramalarına rağmen dizinin yapımcısı ve senaristi Soner Gümeci telefonlara dahi cevap vermiyor, konuyla ilgili hiç kimseye açıklamada yapmıyor.”



Medyanın derin kulaklarına göre bu işi Atv kesin  kapar diyorlar… Maddi kaygısı olmayan kanalın Kanal D dizileri karşısında ezilen ratinglerini yükseltmesi ve prestijini koruması şart… Zaten Başbakanın yıllardır ağzından düşürmediği ırkların birlikteliği ve kardeşliği projesi Reis Bedel ‘in ta kendisi olduğuna göre çokta hangi kanal diye sorgulamamak yanlış olsa gerek.

Ama medya bu sağı solu belli olmaz… Bakalım ,  hep birlikte bekleyip göreceğiz Reis Bedel Show tv’de mi  yoksa Atv de mi olacak

BEHZAT Ç.’YE TRİBÜN DESTEĞİ.

Üç kez günü değiştirilen “Behzat Ç.”nin üç hafta sonra yayından kaldırılacağı söylentileri hayranlarını kızdırken, Gençlerbirliği taraftarları diziye tribünden destek verecek...
  Dizinin kaldırılacağı söylentilerine kızan Gençlerbirliği’nin taraftar grubu Alkaralar, cumartesi günü Gençlerbirliği-Sivasspor maçında “Behzat Ç.”ye tribünden destek verecek.

Erdal Beşikçioğlu ve Ayça Varlıer’in başrollerini paylaştığı, Ankara’da çekilen “Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi” dizisinin hayranları dizinin üç bölüm sonra yayından kaldırılacağı dedikoduları üzerine ayağa kalktı. Dizinin yayıncısı Star TV’yi telefon ve mail yağmuruna tutan, çeşitli internet sitelerinde yorumlarıyla kızgınlıklarını dile getiren “Behzat Ç.” fanatikleri, dizinin yayından kaldırılması durumunda eylem yapacaklarını belirttiler.

Önce pazar yayınlanan, ardından pazartesiye kaydırılan ve son olarak salı gününde karar kılınan dizinin yayından kaldırılacağı söylentileri Gençlerbirliği’nin taraftar grubu Alkaralar’ı da kızdırdı. Erdal Beşikçioğlu’nun canlandırdığı cinayet masası amiri Behzat Ç.’nin koyu bir Gençlerbirliği taraftarı olması nedeniyle diziye sempati duyan Alkaralar, cumartesi günü Gençlerbirliği-Sivasspor maçında “Behzat Ç.”ye destek verecek.

FLAŞ!... ÜNİVERSİTELİ AŞKI ACUN ILICALI’NIN EVLİLİĞİNİ BİTİRDİ!.. ZEYNEP ILICALI, KENDİSİNİ ALDATTIĞINI İDDİA ETTİĞİ EŞİ ACUN ILICALI’YA “BOŞANMA” DAVASI AÇTI, SERVETİNİN DE YARISINI İSTİYOR!

7 yıllık eşi, iki kızının annesi Zeynep Ilıcalı ‘İhanete uğradım’ diyerek boşanma davası açtı. Eşinin tüm mal ve alacaklarına tedbir koyduran Zeynep Ilıcalı evliliklerinde edinilen ve yaklaşık 50 milyon TL’yi bulan servetin yarısını istiyor.

“Yok Böyle Dans”, “Yetenek Sizsiniz”, “Var mısın Yok musun” gibi yarışmaların yapımcı ve sunucusu Acun Ilıcalı’nın eşi Zeynep Ilıcalı, 7 yıllık evliliğini bitirmek için boşanma davası açtı. Zeynep Ilıcalı, eşinin kendisini üniversite öğrencisi 20 yaşında bir kızla aldattığını iddia etti. Eşiyle aralarında herhangi bir evlilik sözleşmesi bulunmadığını da belirten Zeynep Ilıcalı ‘Servetinde benim de katkım oldu’ diyerek evlilik birliği içinde edinilen malların yarısını istedi. İşte Zeynep Ilıcalı’nın avukatı Altın Mimir aracılığıyla mahkemeye sunulan dilekçede yer alan iddialar:

Şöhretin bedeli

- Zeynep Ilıcalı evlilik birliğinin devamı için sınırsız özveri ve çabalarda bulundu. Davalı taraf Acun Ilıcalı ise ilişkilerinin başında gösterdiği sevgi ve özeni azaltmış ve son 2 senede ailesini tamamen hayatının dışına çıkarmıştır. Zeynep Ilıcalı bu durumu başlangıçta eşinin işlerinin yoğunluğuna bağlamıştır. Ancak kısa bir süre önce eşinin başka hayatlar yaşamaya başladığını öğrenmiştir. Bu durum karşısında ise eşi bunun zenginliğin ve şöhretin bedeli olarak kabullenmesini beyan etmiştir. Bu söz üzerine müvekkilimin(Zeynep Ilıcalı) evliliklerine olan inancı sona ermiştir.

- Acun Ilıcalı 2009 senesinin yaz aylarında bir üniversiteyi söyleşi için ziyaret ettiğinde bir kızla tanışmış ve maalesef kendisiyle flört etmeye başlamıştır. Zaman ilerledikçe ise bu flört bağlarını kuvvetlendirmiştir. Eşi Zeynep’le yaşadığı her ortama bu kadını götürmeye başlamış (Seyahatlar, maçlar, gece gezmeleri, arkadaş davetleri vb) eşiyle birlikte yaşadıkları tüm konforlu hayatın katbekat fazlasını bu kadına yaşatmıştır. Kadına son model bir cip almıştır. Müvekkilimiz ve çocuklarını ise hayatının dışına çıkarmıştır.

Garsoniyer iddiası

- Davalının yaşamış olduğu ilişki müvekkilimize ve tarafların müşterek çocuklarına rağmen bugüne kadar devam etmiştir. Öyle ki davalı bu kadın için çok lüks bir rezidance da garsoniyer tutarak karı-koca ilişkisi yaşamaktadır. Bunun yanı sıra davalının ilişki yaşadığı bayan hakkında manevi tazminat açma hakkımızı saklı tutarız.

- Davalı taraf nişanlılık döneminde muhabirken daha sonra 2002 yılında Acun Firarda Survivor Türkiye Yunanistan, Survivor Arslanlar kanaryalar, Survivor erkekler kızlar, Fear Factor, Yoksa Rüya mı, Var mısın Yok musun, Yok Böyle Dans, Yetenek Sizsiniz isimli programlarla hem şöhretini hem de maddi imkanlarını kuvvetlendirmiştir. Şüphesiz ki müvekkilimizin evlilik birliği içerisindeki maddi-manevi katkılarıyla bu yükseliş doğruğa çıkmıştır.

- Her bir çocuğun ihtiyaçları ölçüsünde aylık 7 bin 500 TL olmak üzere toplam 15 bin TL tedbir nafakasına hükmedilmesine müvekkilimiz lehine 5 milyon TL maddi 5 milyon TL manevi tazminatın hükmedilmesi tarafların evlilik süresince sürdükleri yaşam standartının sağlayabilmek açısından aile konutunun giderleri nispetinde dava süresince aylık 30 bin TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmekteyiz. (Bu rakam davacı için çok cüzi olarak bile nitelendirilebilir)

- Taraflar arasında evlilik birliği 2003 senesinde kurulduğundan edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması gerekmektedir. Müvekkil ile davalı arasında sözleşme ile kurulu bir mal rejimi olmaması sebebiyle yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Zeynep Ilıcalı hem yasa gereği davalının üzerine kayıtlı malların %50 oranında alacak sahibi hem de hakikaten bu mal varlığı değerlerinin edinilmesinde azami ölçüde katkıda bulunmuştur.

5 bankada hesap!

- Ayrıca Acun Medya Prodüksiyon ve reklam hizmetleri AŞ’deki hisseleri üzerine 5 farklı bankada bulunan hesaplarına tedbir konulması Show TV ve Zed-Paş Medya Pazarlama AŞ’den toplu alacakları bulunmakta olup bunun yanı sıra davalının şirketlerde aylık periyotlarla kazanımları da mevcuttur. Anılan şirketlere yazı yazılarak davalının tüm hak ve alacaklarına tedbir konulmasını talep ediyoruz. (Tedbir konuldu)

Dava dilekçesinde yer alan ancak rakamı belirtilmeyen Acun Ilıcalı’nın Show TV ve Zed-Paş’dan alacağı olan birikmiş paranın yaklaşık 26 milyon TL olduğu öğrenildi.

İşte Acun Ilıcalı’nın mal varlığı (Yaklaşık olarak)

Levent villa: (4.5 milyon TL)

Beykoz villa: (5 milyon TL)

Bodrum Yalıkavak: (5 milyon TL)

Çamlıca dubleks daire: (3 milyon TL)

ABD Miami daire: (1,5 milyon TL)

ABD Maimi daire: (800 bin TL)

Bahamalar’da ev: (1,5 milyon TL)

Ferrari marka araç: (850 bin TL)

Range Rover cip: (400 bin TL)

Bmw binek oto: (200 bin TL)

Absolute 70 Talent tekne: (1,5 milyon TL)

Donzi sürat teknesi: (500 bin TL)

Show TV ve Zed-Paş alacağı: (26 milyon TL)

TOPLAM: 50 MİLYON 750 BİN TL

KAYACI’DAN ÇETEYE: BABAMI AKIL HASTANESİNE YATIRIN.

Ünlü manken Aysun Kayacı’nın çete lideri Ahmet Köksal Öztürk ile yaptığı konuşmalar teknik takibe takılmış. Aysun Kayacı’nın babası Selahattin Bekir Kayacı’nın televizyon kanallarına çıkarak aleyhinde konuşmasını önlemek için yardım istediği çete lideri Ahmet Köksal Öztürk’ün kendisini polis baş müfettişi olarak tanıtarak savcılığı aradığı, baba Kayacı’ya konuşma yasağı getirttiği ileri sürüldü. İstanbul Organize Şube Müdürlüğü’nde ifade veren Kayacı’nın, babasını akıl hastanesine yatırmak için çaba gösterdiği de ifade edildi. Teknik takiplerde Kayacı ile Öztürk arasında geçen bir telefon görüşmesinde, ünlü mankenin “İnternette akıl sağlığının, ruh sağlığının bozukluğunu ispatlamak için daha önceden çıktığı sabah programlarında konuştuğu şeyleri buldum” dediği, Öztürk’ün de “Onları toparla işte bir” dediği öne sürüldü. Başka bir telefon görüşmesinde Öztürk’ün, “Şimdi yarın o şeye gideriz Bakırköy’e. Dava açmak için vasi tayini için. Ondan sonra akıl hastanesine mi artık sevk ederler, Adli Tıp’amı? Orada da profesör var, konuşuruz orada. Ben bin liranı o avukata verdim, Ali’ye” dediği kaydedildi. Kayacı’nın da “Tamam. Bu vasi işi hallolsun masrafları neyse karşılarım” dediği iddia edildi.

ŞENER ŞEN İNTERNET TUTKUNU ÇIKTI.

Usta oyuncu hünerli bir internet kullanıcısı olmaya çalıştığını açıkladı. Telekom sektörünün önde gelen firmalarından TTNET'in hizmetlerini anlattığı uzun soluklu reklam filminin yıldızı Şener Şen, iyi bir internet kullanıcısı çıktı.
HÜNERLİ İNTERNET KULLANICISI OLMAMA AZ KALDI
Gazetecilerin, "İnternetin nimetlerinden ne kadar yararlanıyorsunuz? sorusuna usta oyuncu Şener Şen, esprili bir dille, "İnternetin dışında kalmamaya çalışıyorum. Her şeyi yapabilen, hünerli internet kullananlar var. O sınıfa geçmeme az kaldı. Ben buna uğraşıyorum." karşılığını verdi. Olgun Şimşek ise aynı soruyu "Google'a giriyor her şeyi öğreniyorum" diye cevapladı. Şimşek'in soruya verdiği bu karşılık salonda gülüşmelere neden oldu.
"Reklam ile ilgili ne kadar harcandı, Şener Şen ne kadar ücret aldı?" sorusunu cevaplayan TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, "Bunun özel bilgi olup kamuoyuyla paylaşılmayacağı daha önce belirtildi. Dışarı yansımadı. Reklam harcamalarıyla ilgili medyada yer alan beyanlar hakikatten uzak. Reklam işimizin bir parçası. Yıllık bütçemiz reklamlar için bellidir. Böylesine güzel bir konsepte kaynak aktarmaya devam edeceğiz" demekle yetindi.

KÜÇÜK SIRLAR'DA KARAVAN KRİZİ!

Sinem Kobal için özel olarak ayarlanan karavan krize neden oldu… Küçük Sırlar dizisinin setinde Sinem Kobal için özel bir karavan bulundurulurken diğer oyuncuların kamyonet arkasında kostüm değiştirmesi krize neden oldu. Kobal’ın, sözleşmesine ‘özel karavan’ şartı koydurttuğu öğrenildi.
KULLANIN AMA ÇOK KALMAYIN
Karavana binemeyen oyuncular küplere bindi! Başrollerini Sinem Kobal, Burak Özçivit, Merve Boluğur, Birkan Sokullu ve Ebru Akel'in paylaştığı Küçük Sırlar dizisinin setinde 'karavan krizi' çıktı. Kobal'ın, çekim arasında kostüm değiştirmesi, dinlenmesi ve sevgilisi Arda Turan ziyarete geldiğinde görüşmesi için kiralanan karavana diğer oyuncular bozuldu. Kobal dışındaki oyuncular, dış çekimlerde karavanı kullanabilecekleri ancak fazla meşgul etmemeleri konusunda uyarıldı.
KARAVANIN İÇİNDE YOK YOK
Dizinin yıldızlarının yapılan ayrım karşısında karavanı protesto edip kostümlerini kamyonette değiştirdiği öğrenildi. Bu arada Sinem Kobal'ın dizi başlamadan önce
sözleşmesine 'özel karavan' şartı koydurttuğu ortaya çıktı. Donanımına göre günlük kirası 200 ila 400 lira arasında değişen karavanlarda; tuvalet, banyo, mutfak, TV, video, yatak, oturma grubu, havalandırma ve kalorifer standart olarak yer alıyor.
ÇiFTLiKTE DE AYNI SORUN ÇIKMIŞTI
Bir karavan krizi de geçen yıl Adana’da çekilen Hanımın Çiftliği dizisinin setinde yaşanmıştı. Özgü Namal'a lüks bir karavan kiralanması, diğer oyuncular arasında huzursuzluk yaratmıştı. Namal'ın hizmetçisi rolündeki Evrim Solmaz, çekimlerin Adana'da yapılmasından dolayı zaten yorulduklarını belirterek karavan işinin çözülmesi gerektiğini söylemişti.

YAPIMCI ALİ GÜNDOĞDU’DAN “TÜRK MALI”NDAN AYRILAN BİNNUR KAYA AÇIKLAMASI!... VE YENİ “ABİYE” İÇİN KİMİ DÜŞÜNÜYOR?

Binnur Kaya’nın ayrılmasıyla Türk Malı dizisine kimin katılacağı merak konusu oldu.

Türk Malı dizisinin Abiye Kuzu’su Binnur Kaya’nın diziden ayrılmasıyla gözler yapımcıya çevrildi. Dizinin yapımcısı Ali Gündoğdu yeni bölümler için Zuhal Topal ile Hande Ataizi’ni düşündüklerini söyleyerek Binnur Kaya hakkında zehir zemberek açıklamalar yaptı. Gündoğdu “Binnur Hanım’la sözleşmemiz 30 bölümdü,bitince yollarımızı ayırdık. Şafak’la Binnur’un kavgası onları bağlayan bir durum. Onda taraf değilim” dedi. Gündoğdu ayrıca “Bu ayrılık dünyanın sonu değil. Konsept bize ait biz daha çok yeni Binnur’lar buluruz. Abiye Kuzu da bizim yarattığımız bir karakter. Karalar bağlaması gereken taraf biz değiliz” diye konuştu.